Oriflame yaklaşık 4 yıldı ürünlerini severek kullandığım bir firma.Son zamanlarda pek alışveriş yapmasam da uygun fiyatlı kaliteli ürünlerini beğenmişimdir.Tabi bunda ilk kayıt olduğumda aldığım cilt bakım eğitimlerinin de büyük katkısı var.
Neyse şimdi Oriflame ocak 2014 katalogundan aldığım ürünlere geçelim:
1.Oriflame Beauty Matte Control Pressed Powder
Aslında çok makyaj yapan biri değilim.Makyaj ürünlerinden de pek anlamam.Cildim yağlı olduğu için matlaştırıcı ve sabitleyici bir pudraya ihtiyacım vardı.Bu ürünü de daha önce kullandığım ve memnun kaldığım için tekrar aldım.Bendeki rengi:light/medium
Katalog fiyatı:17.90
Danışman fiyatı:13.77
2.Oriflame Beauty Perfect Allık
Allıkta azcık ışıltı sevenlerdenim.Bu allıkta hafif ışıltılı yapısıyla hoşuma gidiyor.Öyle saatlerce makyaj yapabilenlerden değilim.Hatta son dönemde neredeyse hiç yapmıyorum.Fakat makyaj yaptığımda allık vazgeçilmezim.Elimde hazırda pembe tonlu allık vardı.Bu yüzden tercihim şeftali tonlarında birr allık oldu.
Bendeki rengi:glowing peach
Katalog fiyatı:12.90
Danışman fiyatı:9.92
3.Nature Secrets Kepeğe Karşı Etkili Şampuan
Aslında bu ürün kulandığım ya da tavsiye üzerine aldığım bir ürün değil.Bu aralar kepek sorunuyla uğraşıyorum.Bature Secrets serisinden yağlı saçlar için olan şampuanı almış ve memnun kalmıştım.Bunda sonuç ne olur bilmiyorum.Katalogta iki boyu var.Benim aldığım 400 ml olan.Ayrıca çok güzel greyfurt kokuyor bu.Daha denemedim.1 hafta sonra ürünle ilgili daha fazla bilgi sahibi olurum diye düşünüyorum.
Katalog fiyatı:7.90
Danışman fiyatı:6.08
4.Nature Secrets Kepeğe Karşı Etkili Saç Kremi
Bu da aynı ürünün saç kremi.250 ml'lik bir ürün.Bu tür ürünleri takım olarak almayı hem seviyorum hem de daha faydalı olduğuna inanıyorum.Şampuan için yazdıklarım bu ürün için de geçerli:)))
Katalog Fiyatı:7.90
Danışman Fiyatı :6.08
Benim siparişlerim bunlardı.Peki sizlerin siparişi oldu mu bu ay.Ya da katalogta beğendiğiniz ürünler var mı?
demetle hayata bakış
PENCEREMDEN GÖRDÜKLERİM HEP BURADA
23 Ocak 2014 Perşembe
10 Ocak 2014 Cuma
21 GÜN KURALI
Alışkanlıklar...Hiç belli etmeden yerleşen başta yokmuş gibi duran daha sonrasında onlarsız yapamadığımız davranış rutinlerimiz.İlk zamanlarda tüm alışkanlıklar o kadar sevimli o kadar cana yakın duruyor ki.Fakat sonrası.Yaşamımızı iyiye götüren,bize yararı olan alışkanlıklarda bir sıkıntı yok.Sağlıklı beslenme,spor yapma,düzenli olma(not:benim yapamadığım gibi:))) insanın hayatını kaliteli hale getiriyor.Fakaaaaat tüm alışkanlıklarımız bu kadar güzel değil ki.Sigara mesela.(neyse ki bu da ben de yok kih kih kih)İnsanlar kurtulamadıkları bu alışkanlıkları yüzünden güzel zamanlar geçirme şanslarını kaybediyor.
Kişisel gelişimle az çok ilgilenenler 21 gün kuralını duymuşlardır.Bu kurala göre bir alışkanlığın yerleşmesi için 20 gün gereklidir.Yani 20 gün bir işi yapan kişi 21.günde bunu alışkanlık haline getirecektir.Bu alışkanlıklardan kurtulmak için de geçerli.Ancak bir alışkanlıktan onu baskı altına alarak kurtulmak pek mümkün değil.Çünkü bir yerden hortlayıp geliyor.
Peki ben bu yazıyı neden yazıyorum?Kurtulmak istediğim kötü bir alışkanlığım var.Dağınıklık ve organize olamama.Peki bunun yerine ne koymak istiyorum.Tersi olan düzenli ve organize olma davranışlarını.Çünkü şu anki alışkanlıklarım bana kaliteli bir hayat vermiyor.İşlerimi zamanında yetiştirmem sıkıntı alıyor.Aradıklarımı bulmam sıkıntı oluyor.Özellikle meslek olarak (öğretmen) bu alışkanlık bende çok sıkıntı yaratıyor.
Bütün bunları düşününce 21 gün kuralını denemekte pek sakınca görmedim.Hele bir anda 2 çocuk annesi olacağımı düşününce.Kaybedecek bir şeyim yok.Zaman olarak da okulların tatile girdiği 27 ocak pazartesiyi seçtim.Çünkü yorgunluktu şuydu bahanem olsun istemiyorum.Özellikle düzenli hanımlardan bunu nasıl başardıklarına dair tüyolar alırsam o zamana kadar çok mutlu olurum.Hele kocaları dağınık olanların tavsiyelerine daha çok ihtiyacım var:)
Peki sizin değiştirmeye çalıştığınız alışkanlıklarınız var mı?Paylaşın belki beraber deneriz bu 21 gün kuralını.
Kişisel gelişimle az çok ilgilenenler 21 gün kuralını duymuşlardır.Bu kurala göre bir alışkanlığın yerleşmesi için 20 gün gereklidir.Yani 20 gün bir işi yapan kişi 21.günde bunu alışkanlık haline getirecektir.Bu alışkanlıklardan kurtulmak için de geçerli.Ancak bir alışkanlıktan onu baskı altına alarak kurtulmak pek mümkün değil.Çünkü bir yerden hortlayıp geliyor.
Peki ben bu yazıyı neden yazıyorum?Kurtulmak istediğim kötü bir alışkanlığım var.Dağınıklık ve organize olamama.Peki bunun yerine ne koymak istiyorum.Tersi olan düzenli ve organize olma davranışlarını.Çünkü şu anki alışkanlıklarım bana kaliteli bir hayat vermiyor.İşlerimi zamanında yetiştirmem sıkıntı alıyor.Aradıklarımı bulmam sıkıntı oluyor.Özellikle meslek olarak (öğretmen) bu alışkanlık bende çok sıkıntı yaratıyor.
Bütün bunları düşününce 21 gün kuralını denemekte pek sakınca görmedim.Hele bir anda 2 çocuk annesi olacağımı düşününce.Kaybedecek bir şeyim yok.Zaman olarak da okulların tatile girdiği 27 ocak pazartesiyi seçtim.Çünkü yorgunluktu şuydu bahanem olsun istemiyorum.Özellikle düzenli hanımlardan bunu nasıl başardıklarına dair tüyolar alırsam o zamana kadar çok mutlu olurum.Hele kocaları dağınık olanların tavsiyelerine daha çok ihtiyacım var:)
Peki sizin değiştirmeye çalıştığınız alışkanlıklarınız var mı?Paylaşın belki beraber deneriz bu 21 gün kuralını.
24 Aralık 2013 Salı
Aslı Gökyokuş - Yardımcı Olmuyor
Üniversite yıllarından çok severek dinlediğim bir şarkı.Sözler müzik ve yorum harika.
16 Aralık 2013 Pazartesi
TATLI SERT
Günaydın....
Müge Anlı'nın hazırlayıp sunduğu Tatlı Sert adlı programda gün geçmiyor ki yeni bir vaka yaşanmasın.Bugünün ilk konusu Gaziantep'teki bir yasak aşk cinayeti.Hem de 7 yıl süren yasak bir aşk..Tarafların ikisi de evli.Nereden tutarsan tut elinde kalıyor.Zaten insan öldürmenin bahanesi olur mu
onu hiç bilmiyorum.
Sabah sabah siz neler seyrediyorsunuz peki?
10 Kasım 2013 Pazar
TEMBELLİK ZOR İŞ
Garfield'ı çok severim.Umursamazlığı, kendini beğenmişliği, ukalalığı ama en önemlisi tembelliği.Son kısmı pek benzeriz birbirimize.annemin deyimiyle "dünyada iş olduğunu bilsem doğmazmışım ben." E pek yalan da sayılmaz doğmazdım gerçekten de:)
Son zamanlarda tembelliğim iyice arttı. Hele gebelikten sonra. rutin işlerimi bile yapmak aşırı yorucu geliyor.Okula günlerce allık dahi sürmeden gidince öğretmen arkadaşlar acımaya filan başladılar.Zaten kansızlık var. Biraz renklendirmeyince suratımı hasta gibi oluyorum.E hamilelikte bulantılar da malum. hiç keyfim olmuyordu.Sanırım yavaştan o dönemi atlatıyorum sanırım.
Tembelliğin çaresi tek.İşe başlamak. çünkü insanın oturdukça oturası geliyor. İşe bir yerden başlayınca devamı geliyor.Ben ilk iş olarak mutfağımı düzenlemekle başladım.Dip temel temizliğimi yaptım.Ajandamı düzenledim.Yapılacak işlerim pek bir birikmiş.
Tembelliğin rahatlığını pek sevsem de sonu kötü oluyor.İşler birikiyor. Ve bazılarını bizden başka yapacak kimse olmuyor.O yüzden sanırım artık tembellik etsem de bir günü geçmeyecek artık.Ayda 1 gün kendime tembellik izni vericem:) yetsin bana.
9 Kasım 2013 Cumartesi
YAS DEĞİL MİNNET
Yarın 10 Kasım. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk2ün aramızdan ayrılışının 75. yılı.
Bedenlerimiz bu dünyaya kazık çakmayacak. Elbette ölüm hak. ancak öldükten sonra ardında büyük eserler bırakabilenler ölümsüz kalacaktır. Atatürk de aynı bu şekilde ölümsüzlüğü tadanlardan. Bize bıraktığı miras büyük. ardında durulması, korunması elzem. Çünkü hiçbiri bedava kazanılmadı. Bıraktıkları bir kişinin değil bir milletin eseri.
10 Kasım benim için bir yas töreni değil. Yas ölenlerin ardından tutulur. Atatürk ölümsüzdür.Yarın saat 09.05'te öğrencilerimle yapacağımız tören Ata'mıza minnetimizi göstermek için olacak.
Bedenlerimiz bu dünyaya kazık çakmayacak. Elbette ölüm hak. ancak öldükten sonra ardında büyük eserler bırakabilenler ölümsüz kalacaktır. Atatürk de aynı bu şekilde ölümsüzlüğü tadanlardan. Bize bıraktığı miras büyük. ardında durulması, korunması elzem. Çünkü hiçbiri bedava kazanılmadı. Bıraktıkları bir kişinin değil bir milletin eseri.
10 Kasım benim için bir yas töreni değil. Yas ölenlerin ardından tutulur. Atatürk ölümsüzdür.Yarın saat 09.05'te öğrencilerimle yapacağımız tören Ata'mıza minnetimizi göstermek için olacak.
17 Ekim 2013 Perşembe
TEK BEDEN 3 KALP
Aslında uzun zamandır ne yazacağımı bilmeme rağmen bekletiyorum bu yazıyı. Çok değişik hisler içinde gelgitler yaşıyorum. Hepsi çok güzel hisler bunların. Başlıktan da anlaşılacağı üzere ikiz bebek bekliyorum:)))
Hamile olduğumu öğrenmek hayatımın en güzel anıydı. Yaşayanlar bilir bu hissi sadece. Hele ikiz olduğunu öğrenemek. Karmaşa içimde bu anda başladı zaten 1 derken 2 melekle yaşamaya başladığımı öğrendim. Dışarıdan tek beden içeride 3 kalp.Her şey bambaşka oldu benim için artık.
çoğul gebelikler riskli gebelik grubundaymış. Ben bu riski 7.haftada iyice fark ettim.Meleklerimi kaybetme tehlikesi:((( Allah'ım bundan büyük bir korku olamazmış. Neyse ki atlattık.
Anladım ki annelik kucağına aldığında başlamazmış.daha içindeyken başlıyormuş. ve anladım ki bir annenin tüm sevinci derdi huzuru meleklerine bağlıymış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)