24 Aralık 2013 Salı
Aslı Gökyokuş - Yardımcı Olmuyor
Üniversite yıllarından çok severek dinlediğim bir şarkı.Sözler müzik ve yorum harika.
16 Aralık 2013 Pazartesi
TATLI SERT
Günaydın....
Müge Anlı'nın hazırlayıp sunduğu Tatlı Sert adlı programda gün geçmiyor ki yeni bir vaka yaşanmasın.Bugünün ilk konusu Gaziantep'teki bir yasak aşk cinayeti.Hem de 7 yıl süren yasak bir aşk..Tarafların ikisi de evli.Nereden tutarsan tut elinde kalıyor.Zaten insan öldürmenin bahanesi olur mu
onu hiç bilmiyorum.
Sabah sabah siz neler seyrediyorsunuz peki?
10 Kasım 2013 Pazar
TEMBELLİK ZOR İŞ
Garfield'ı çok severim.Umursamazlığı, kendini beğenmişliği, ukalalığı ama en önemlisi tembelliği.Son kısmı pek benzeriz birbirimize.annemin deyimiyle "dünyada iş olduğunu bilsem doğmazmışım ben." E pek yalan da sayılmaz doğmazdım gerçekten de:)
Son zamanlarda tembelliğim iyice arttı. Hele gebelikten sonra. rutin işlerimi bile yapmak aşırı yorucu geliyor.Okula günlerce allık dahi sürmeden gidince öğretmen arkadaşlar acımaya filan başladılar.Zaten kansızlık var. Biraz renklendirmeyince suratımı hasta gibi oluyorum.E hamilelikte bulantılar da malum. hiç keyfim olmuyordu.Sanırım yavaştan o dönemi atlatıyorum sanırım.
Tembelliğin çaresi tek.İşe başlamak. çünkü insanın oturdukça oturası geliyor. İşe bir yerden başlayınca devamı geliyor.Ben ilk iş olarak mutfağımı düzenlemekle başladım.Dip temel temizliğimi yaptım.Ajandamı düzenledim.Yapılacak işlerim pek bir birikmiş.
Tembelliğin rahatlığını pek sevsem de sonu kötü oluyor.İşler birikiyor. Ve bazılarını bizden başka yapacak kimse olmuyor.O yüzden sanırım artık tembellik etsem de bir günü geçmeyecek artık.Ayda 1 gün kendime tembellik izni vericem:) yetsin bana.
9 Kasım 2013 Cumartesi
YAS DEĞİL MİNNET
Yarın 10 Kasım. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk2ün aramızdan ayrılışının 75. yılı.
Bedenlerimiz bu dünyaya kazık çakmayacak. Elbette ölüm hak. ancak öldükten sonra ardında büyük eserler bırakabilenler ölümsüz kalacaktır. Atatürk de aynı bu şekilde ölümsüzlüğü tadanlardan. Bize bıraktığı miras büyük. ardında durulması, korunması elzem. Çünkü hiçbiri bedava kazanılmadı. Bıraktıkları bir kişinin değil bir milletin eseri.
10 Kasım benim için bir yas töreni değil. Yas ölenlerin ardından tutulur. Atatürk ölümsüzdür.Yarın saat 09.05'te öğrencilerimle yapacağımız tören Ata'mıza minnetimizi göstermek için olacak.
Bedenlerimiz bu dünyaya kazık çakmayacak. Elbette ölüm hak. ancak öldükten sonra ardında büyük eserler bırakabilenler ölümsüz kalacaktır. Atatürk de aynı bu şekilde ölümsüzlüğü tadanlardan. Bize bıraktığı miras büyük. ardında durulması, korunması elzem. Çünkü hiçbiri bedava kazanılmadı. Bıraktıkları bir kişinin değil bir milletin eseri.
10 Kasım benim için bir yas töreni değil. Yas ölenlerin ardından tutulur. Atatürk ölümsüzdür.Yarın saat 09.05'te öğrencilerimle yapacağımız tören Ata'mıza minnetimizi göstermek için olacak.
17 Ekim 2013 Perşembe
TEK BEDEN 3 KALP
Aslında uzun zamandır ne yazacağımı bilmeme rağmen bekletiyorum bu yazıyı. Çok değişik hisler içinde gelgitler yaşıyorum. Hepsi çok güzel hisler bunların. Başlıktan da anlaşılacağı üzere ikiz bebek bekliyorum:)))
Hamile olduğumu öğrenmek hayatımın en güzel anıydı. Yaşayanlar bilir bu hissi sadece. Hele ikiz olduğunu öğrenemek. Karmaşa içimde bu anda başladı zaten 1 derken 2 melekle yaşamaya başladığımı öğrendim. Dışarıdan tek beden içeride 3 kalp.Her şey bambaşka oldu benim için artık.
çoğul gebelikler riskli gebelik grubundaymış. Ben bu riski 7.haftada iyice fark ettim.Meleklerimi kaybetme tehlikesi:((( Allah'ım bundan büyük bir korku olamazmış. Neyse ki atlattık.
Anladım ki annelik kucağına aldığında başlamazmış.daha içindeyken başlıyormuş. ve anladım ki bir annenin tüm sevinci derdi huzuru meleklerine bağlıymış.
23 Ağustos 2013 Cuma
Evim Evim Temiz Evim
Sanırım biz kadınların gizli rekabeti en çok medya sektörünün içine yarıyor.En güzel yemeği ben pişiririm,en şık benim yarışmalarından sonra şimdi de karşımıza en temizi benim yarışması çıkıyor.
Yarışma formatı çok basit. beş hanımefendi kendilkerine verilen kirletilmiş ve dağınık evleri alıp üç saat içinde temizlemeye çalışıyorlar. Temizlemeleri gereken üç oda var. Salon ve mutfak değişmiyor. Diğer oda yarışmacının şansına kalmış. Kimine bebek odası düşüyor kimine banyo. Gün sonunda diğer yarışmacılar günün yarışmacısının temizliğini değerlendirip puanlıyorlar. Bu arada ben yarışmayı izlemeye bu hafta başladım ama anladığım kadarıyla bir ünlü de yarışmacıların temizliğini değerlendiriyor. Yararlı bilgiler veriyor. Bir de ekstra görev veriyorlar.5 dakika içinde sarma sarma ütü yapma gibi görevler. Başarabilen toplam puana ek bir 5 puan daha alacak.
Bunlar yarışmanın genel özellikleri. gelelim benim kişisel yorumlarıma. Oldum olası bu tür yarışmaları adil bulmamışımdır.. Yani yarışmacının jüri olduğu yarışmaları. Ancak bu yarışmadan gizli bir zevk aldığımı itiraf etmek zorundayım. :))) Gizliden bir "gün" havası sezinledim. Hani şu eskiden kadınların toplanıp kekler börekler yaptığı altın günleri var ya işte onlardan: Yemek yarışmalarından şıklık yarışmalarından daha inandırıcı geldi bana. Ev kadınlığına mı alışıyorum ne:P
Yarışma formatı çok basit. beş hanımefendi kendilkerine verilen kirletilmiş ve dağınık evleri alıp üç saat içinde temizlemeye çalışıyorlar. Temizlemeleri gereken üç oda var. Salon ve mutfak değişmiyor. Diğer oda yarışmacının şansına kalmış. Kimine bebek odası düşüyor kimine banyo. Gün sonunda diğer yarışmacılar günün yarışmacısının temizliğini değerlendirip puanlıyorlar. Bu arada ben yarışmayı izlemeye bu hafta başladım ama anladığım kadarıyla bir ünlü de yarışmacıların temizliğini değerlendiriyor. Yararlı bilgiler veriyor. Bir de ekstra görev veriyorlar.5 dakika içinde sarma sarma ütü yapma gibi görevler. Başarabilen toplam puana ek bir 5 puan daha alacak.
Bunlar yarışmanın genel özellikleri. gelelim benim kişisel yorumlarıma. Oldum olası bu tür yarışmaları adil bulmamışımdır.. Yani yarışmacının jüri olduğu yarışmaları. Ancak bu yarışmadan gizli bir zevk aldığımı itiraf etmek zorundayım. :))) Gizliden bir "gün" havası sezinledim. Hani şu eskiden kadınların toplanıp kekler börekler yaptığı altın günleri var ya işte onlardan: Yemek yarışmalarından şıklık yarışmalarından daha inandırıcı geldi bana. Ev kadınlığına mı alışıyorum ne:P
Sanırım uzun tatil pek iyi gelmedi bana. Bu da programın videosu. Seyretmek isteyenler için STVde saat12.45'te yayınlanıyor. Siz bu tür programlar hakkında ne düşünüyorsunuz.
15 Ağustos 2013 Perşembe
Eş Durumu Atamaları
Yeni bir postla karşınızdayım. Aldığım karar neticesinde pazartesi ve cuma günleri bir mani çıkmazsa yeni yazılar gelecek.
Bu hafta öğretmenler için önemli bir haftaydı.Özellikle benim gibi evli ve eşinden uzakta olanlar için.Çünkü eş durumu atamalarının ilk aşaması bu hafta gerçekleşti.Yani başvuru aşaması. Meb her zamanki gibi öğretmenleri sinir hastası yapmayı başardı. Kılavuzda hizmet süresinin hesabında 30 eylül baz alınacaktır denmesine rağmen ilk gün sistemde "adaylığınız kalkmadığı için başvuru yapamazsınız"ibaresiyle korku dolu bir gün yaşadık. Neyse ki bu sorun çözüldü. Başvurularımızı yaptık. Çoğu öğretmen okuldan ilçeden ve ilden onayı aldı.Ben de ilçeden onayı aldım. Ağrı Milli Eğitim Müdürlüğü'nün onayını bekliyorum.
Aslında bu aşama işin kolay tarafı. 20-23 Ağustos arası okul tercihlerimizi yapacağız. Tüm il mi açılacak yoksa eşimizin olduğu ilçe mi bu takip edebildiğim kadarıyla belirsizliğini koruyor. Herkes kendi branşının durumunu merak ediyor. İl ve ilçe emrinin kaldırılması yine pek çok öğretmeni mağdur edecekmiş gibi görünüyor.
Eş durumu atamaları sadece biz atanmış öğretmenleri değil atama bekleyenleri de ilgilendiriyor. Her branş kendi alanında açılan okul sayısına ve oranına bakarak ortalama bir sayı tahmin edebilir. Geçen senenin şanslı bölümü biz Türkçe öğretmenleriydik. Bakalım bu senenin şanslıları kim olacak.
11 Ağustos 2013 Pazar
Merhaba
Bu blog adeta pazartesi diyeti gibi başladı.Yeni bir hafta yeni bir blog. Karar verildi. Blogun teması seçildi. hazırlıklar yapıldı.Adeta diyete başlamak için hafta başını bekleyen insanlar gibi kenarda bekletildi:))))
İşlerini düzenli yapabilen insanlara hep hayran olmuşumdur.Onların her şeyleri düzenlidir zaten. Ve başarılı da olurlar. Sebatkardırlar. Bu blog yazma işi aslında onlara göre ama ben de çok özendim be:) E kim bilir belki benim de hayatımda düzenli bir şekilde devam ettirebildiğim bir meşguliyetim olur.
Bu blogta yazacak olan her şey tamamen kişisel yorumum olacaktır.Bu benim blogla ilgili ilk kararım. Dolayısıyla her konuyla ilgili yazabilirim. Tek bir alana saplanmak kişiliğime ters bi kere. Odaklanmayı beceremeyenlerdenim.
Eh bu blogun ilk postu da böyle olsun.Bana iyi yazmalar.Size de keyifli okumalar.Yorum bırakmayı unutmayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)