10 Kasım 2013 Pazar

TEMBELLİK ZOR İŞ

Garfield'ı çok severim.Umursamazlığı, kendini beğenmişliği, ukalalığı ama en önemlisi tembelliği.Son kısmı pek benzeriz birbirimize.annemin deyimiyle "dünyada iş olduğunu bilsem doğmazmışım ben." E pek yalan da sayılmaz doğmazdım gerçekten de:)
Son zamanlarda tembelliğim iyice arttı. Hele gebelikten sonra. rutin işlerimi bile yapmak aşırı yorucu geliyor.Okula günlerce allık dahi sürmeden gidince öğretmen arkadaşlar acımaya filan başladılar.Zaten kansızlık var. Biraz renklendirmeyince suratımı hasta gibi oluyorum.E hamilelikte bulantılar da malum. hiç keyfim olmuyordu.Sanırım yavaştan o dönemi atlatıyorum sanırım.
Tembelliğin çaresi tek.İşe başlamak. çünkü insanın oturdukça oturası geliyor. İşe bir yerden başlayınca devamı geliyor.Ben ilk iş olarak mutfağımı düzenlemekle başladım.Dip temel temizliğimi yaptım.Ajandamı düzenledim.Yapılacak işlerim pek bir birikmiş.
Tembelliğin rahatlığını pek sevsem de sonu kötü oluyor.İşler birikiyor. Ve bazılarını bizden başka yapacak kimse olmuyor.O yüzden sanırım artık tembellik etsem de bir günü geçmeyecek artık.Ayda 1 gün kendime tembellik izni vericem:) yetsin bana.

9 Kasım 2013 Cumartesi

YAS DEĞİL MİNNET

Yarın 10 Kasım. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk2ün aramızdan ayrılışının 75. yılı.
Bedenlerimiz bu dünyaya kazık çakmayacak. Elbette ölüm hak. ancak öldükten sonra ardında büyük eserler bırakabilenler ölümsüz kalacaktır. Atatürk de aynı bu şekilde ölümsüzlüğü tadanlardan. Bize bıraktığı miras büyük. ardında durulması, korunması elzem. Çünkü hiçbiri bedava kazanılmadı. Bıraktıkları bir kişinin değil bir milletin eseri.
10 Kasım benim için bir yas töreni değil. Yas ölenlerin ardından tutulur. Atatürk ölümsüzdür.Yarın saat 09.05'te öğrencilerimle yapacağımız tören Ata'mıza minnetimizi göstermek için olacak.